Cocuk Psikolojisi > Çocuk Yetiştirirken Travmatik Yanlışlar, Geliştiren Doğrular
Çocuk Yetiştirirken Travmatik Yanlışlar, Geliştiren Doğrular

İnsan hayatı mutlu, hüzünlü, travmatik birçok anıyla doludur. Bu anıların bir kısmı kişiye iyi gelip güç kazandırırken bir kısmı da kişinin hayatında zorluklar yaşamasına sebep olup onu aşağı çeker. Kişinin çocukken yaşadığı olaylar, onun hayatını daha derinden etkiler. Bu durum, anne baba olmanın ve bunun sorumluluğunu duyarak bilinçli davranışlar geliştirmenin; çevresiyle, kendisiyle barışık huzurlu insan yetiştirmede ne kadar önemli olduğunu vurgular. İşte bu anlayışla hazırlanan Çocuk Yetiştirirken Travmatik Yanlışlar, Geliştiren Doğrular kitabı, çocuk yetiştirmede yapılan yanlışları, doğru davranışları ve bunların sonuçlarıyla ilgili anıları aktararak tüm ebeveynlere ayna tutuyor.
Alanında yıllarca pek çok çalışma yapmış, kitaplar yazmış ve çeşitli destek ekipleri ile faaliyet göstermiş olan Prof. Dr. Medaim Yanık, Çocuk Yetiştirirken Travmatik Yanlışlar, Geliştiren Doğrular kitabını küçük ama etkili bilgiler için ebeveynlere sunuyor. Yanık bu kitapta, başta anne-babalar olmak üzere, çocuk eğitiminde rol alan herkesin istifade edeceği temel noktalar üzerinde duruyor. Çocuklara olumlu etki eden, onların gelişimini destekleyen davranışların yanı sıra olumsuz etki eden kırmızı kartlık hareketlerden örnekler sunarak yol gösteriyor.
Bu kitap erişkin dönemdeki kişilerin çocukluklarında kendilerini olumlu ve olumsuz yönde etkileyen anılarını tanımladıkları bir araştırmaya dayanmaktadır. Kitap iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çocukları kötü etkileyen anne-baba davranışları ve diğer travmatik yaşantılar anlatılmıştır. İkinci bölümde ise çocuklara iyi gelen yaşantılar aktarılmıştır.”(sf. 8)
Yazar Hakkında:
Prof. Dr. Medaim Yanık, Tıp eğitimine 1987 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nde başladı. 2000 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde ruh sağlığı ve hastalıkları alanında uzman oldu. 2000-2005 yılları arasında Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda öğretim üyeliği ve bölüm başkanlığı yaptı. 2005 yılında Ruh Sağlığı ve Hastalıkları alanında doçent oldu. 2005–2009 yılları arasında Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başhekim ve klinik şefi olarak görev yaptı. Bu dönemde hem Bakırköy’de hem diğer ruh sağlığı hastanelerinde elektrokonvulsif terapinin anestezili ve kas gevşeticili yapılmaya geçiş sürecini yönetti. Aynı dönemde Sağlık Bakanı’nın ruh sağlığı alanında danışmanlığını yaptı. Bu dönemde “Ruh sağlığı eylem planının yazılması”, “Toplum ruh sağlığı modeline geçiş”, “Psikiyatri hastanelerinin iyileştirilmesi”, “Psikiyatri hastanelerinin mimarisi” konularında çalıştı.
2009-2015 arasında İstanbul Şehir Üniversitesi’nde psikoloji bölümünün kurucu öğretim üyesi olarak çalıştı. 2010 yılında profesör oldu. 2017 yılında İbn Haldun Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyeliğine başladı. Aynı zamanda özel muayenesinde hizmet veriyor. Uzmanlık tezini çocukluk çağı travmatik yaşantıları ve dissosiyatif bozukluklar alanında yaptı. Tezinde çocukluk çağında yaşanan fiziksel, duygusal ve cinsel travmaları unutup yeniden hatırlanması ve dissosiyatif belirtilerle ilişkisini araştırdı. Dissosiyatif kimlik bozukluğu olan hastaların psikoterapisi uzmanlaştığı alanlardan biridir. Aynı zamanda “aile ve eş ilişkileri” alanında çalışmaktadır.Prof. Dr. Yanık’ın uluslararası dergilerde yayınlanmış birçok makalesi bulunmaktadır.

 

 
Haftanın Kitabı
 
Hiçbir Karşılaşma Tesadüf Değildir
6,90 Euro

Kader, insandan vazgeçmiyor. Anbean yeniden ve yeniden yazılıyor. Öyle anlar geliyor ki yapmam dediğin şeyi yapıyorsun, katlanamam dediğin şeye katlanıyorsun, sevemem dediğini seviyorsun, gidemem sanırken bir anda çekip gidebiliyorsun, öldüm diyorsun ama yine de yaşıyorsun... Başlarına ne geleceğini bilmeden uzun bir yola çıkan arayış içindeki genç bir sufi ile aklı karışık genç bir kızın bu yolculuklarında yazgılarından başka güvenecekleri hiç ama hiçbir şeyleri yoktur. Yedi gün boyunca yanlarında para, yiyecek, kıyafet ve en önemlisi de hiçbir planları olmadan şehir şehir dolaştıktan sonra başladıkları yere geri döndüklerinde onlar için artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Sadece yedi günde bile değişebilir miydi insan? Yeniden yazılabilir miydi kader? Elbette sadece yedi günde değişebilirdi her şey... Tıpkı sazlıktaki bir kamışın, yedi evreden sonra içli sesler verebilen bir “ney”e dönüşmesi gibi

 

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player